Dünyada Serbest Ticaretin Liderliği Çin'e Mi Geçiyor?

Pandemide önümüzdeki kış etkisini sürdüreceği anlaşılan ikinci dalga koşullarında, aynı zamanda Türkiye ve dünya ekonomisinin geleceğini etkileyen önemli ekonomik ve politik gelişmeler de yaşanıyor. Pandeminin getirdiği olumsuz etkilerle 2020’yi küçülerek kapatacak dünya ekonomisi için 2021 için normal beklenti, (pandemide daha ağır koşullar oluşmazsa) tekrar büyüme ortamına geri dönülmesidir. Dünya ekonomisi ve uluslararası ticaret, ekonomik işbirlikleri, politik&jeopolitik koşullardaki değişimden, değişimin getirdiği risklerden yada olumlu beklentilerden etkilenmektedir. ABD, Çin, AB gibi dünya ekonomisi ve siyasetinde etkisi büyük ülkelerdeki radikal değişimler, doğal olarak dünya ekonomisi ve jeopolitik konularda daha büyük etkiler yaratmaktadır. 2016’da sona eren Obama döneminde uluslararası ekonomik ilişkilerde ve serbest ticaret rüzgarları esmekte, küresel ve bölgesel serbest ticaret, yatırım ve ortaklık anlaşmaları yapılmakta idi. O dönemde, ABD ile Avrupa Birliği arasında TTIP (Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı) anlaşmasında sona gelinmiş, Pasifik’in iki yakasından 11 ülkeyle 4.Şubat.2016’da geniş kapsamlı TPP (Trans-Pasifik Ortaklığı) anlaşması imzalanmıştı. Amerika kıtasınındaki diğer ülkelerle de benzer ilişkiler kurulmuş, anlaşmalar yapılmıştı. Bu anlaşmalar “win win” temelinde, anlaşmaların taraflarına ve dünya genelinde ekonomik büyümenin, istihdamın ve rekabet gücünün artırılması, emek ve çevrenin korunması, yaşam standartlarının yükseltilmesi gibi iddialı hedefler içermekte idi. Bu anlaşmalarda sadece ticaretin artırılması değil, engellerin kaldırılarak ve mevcut anlaşmazlıklar giderilerek yatırımların artırılmasının araçları ve yöntemleri de öngörülmekteydi. ABD’de 2016 yılı seçimlerinde Trump’ın başkan seçilmesinin ardından TTIP görüşmeleri önce yön değiştirdi sonra görüşmeler kesildi ve sonra da anlaşma yapmaktan vazgeçildi. Daha ötesi, 12 Pasifik ülkesinin imzaladığı TPP anlaşması ise ABD’nin attığı imzayı geri çekmesiyle çöpe gitti. Ardından ticaret savaşları dönemi başladı, doğal olarak bölgesel ve küresel ortak hedeflerin yerini tek taraflı agresif ulusal çıkarlar aldı. TTIP ve TPP’de yaşanan hüsranın başka bir sonucu daha oldu, benzeri girişimlerin önü arada geçen dönemde kapatılmış oldu. 2017-20 döneminde her ülke, olabildiğince ikili anlaşmalarla ve içeride aldıkları önlemlerle kendi ulusal hedeflerine odaklandılar.

Son dönemde, pandeminin uluslararası ticarete olumsuz etkilerinin giderilmesi ve yeni işbirlikleri geliştirilmesine dönük girişimler en fazla Çin’in girişimleriyle oluşmaktadır. Çin, bir yandan “bir kuşak bir yol” projesini ilerletirken, diğer yandan da SCO-Şangay İşbirliği Örgütündeki ülkelerle ve Asya&Pasifik ülkeleriyle siyasi ve ticari ilişkilerini geliştirme amaçlı işbirliği ve anlaşma çalışmalarını hızlandırdı. SCO bünyesinde Çin, Rusya ve Hindistan arasında daha yakın ve kısa devre hızlı çalışacak ayrı bir yapı kurulurken, ABD ile yapılan (Trump’ın çöpe gönderdiği) Pasifik’in iki yakasındaki 12 ülkeden oluşan TPP yerine, geçtiğimiz hafta sonu Çin’in liderliğinde Asya&Pasifik’in 15 ülkesiyle, RCEP-Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık anlaşması imzalandı. Hindistan’ın son anda çekildiği, 20 yıllık süreçte gümrük vergilerinin ve engellerin kaldırılması öngörülen anlaşmada, TPP’nin Amerika kıtasındaki 5 ülkesi dışındaki 7 Asya&Pasifik ülkesine ( Avustralya, Brunei, Japonya, Malezya, Yeni Zelanda, Singapur, Vietnam) ek olarak Asya&Pasifik bölgesinin diğer 8 ülkesi (Kamboçya, Çin, Endonezya, Güney Kore, Laos, Myanmar, Filipinler, Tayland) daha yer almaktadır.

Biden Yönetimiyle Uluslararası Ticarette Değişim Olur mu?

Amerika seçimlerinin gayrıresmi sonuçlarına göre 2021 başında demokrat Biden başkanlık görevini resmen devralacak. İngiltere kısmı pek net olmamakla birlikte, Biden yönetiminin Avrupa ile iyi ilişkiler ve yakın işbirliği içinde olacağı, ancak Trump döneminin Amerikan malları öncelikli politikaları ile Çin’le başlayan ticaret savaşlarında fazla bir değişim olmayacağı beklenmektedir. Yine de ABD’nin Pasifik ülkeleriyle Obama döneminde imzalanan TPP anlaşmasını, İngiltere’yi de yanına alarak daha kapsamlı bir Pasifik ortaklık anlaşması (CPTPP-Comprehensive and Progressive Agreement for Trans-Pacific Partnership) peşinde olacağını değerlendirmekteyiz. Ulusal malları önde tutan ikili anlaşmalar dönemi devam etse bile, Amerika’nın Biden döneminde, biraz farklı versiyonuyla serbest ticaret anlaşmaları politikalarına geri dönüşüne tanık olabiliriz. Aksi halde, dünyada serbest ticaretin öncülüğü Çin’e geçmektedir. Çin’in liderliğinde imzalanan Pasifik’te RCEP anlaşması, dünya ticaretinin %30’unu kapsayan en büyük serbest ticaret ortaklığı anlaşmasıdır. İhracata dayalı büyüme politikalarını sürdürmekte kararlı olan Türkiye, önümüzdeki dönemde bir yandan ikili serbest ticaret anlaşmalarının sayısını artırmaya diğer yandan da bölgesel serbest ticaret işbirliği ve ortaklık anlaşmalarında yer almaya çalışmalıdır.

Adnan YILDIRIM
Ekonomi Bakan Yardımcısı (2014-2015)
Türk Eximbank Genel Müdürü (2016-2019)