Çin Uzak Değil!

Çin pazarı her geçen gün daha fazla Türk girişimcisinin ve ihracatçısının ilgisini çekmeye devam ediyor. Geçen yılla kıyaslandığında Çin’in ihracatımızdan aldığı pay yükseliyor. 1,5 milyar kişilik muazzam pazarı, bu nüfus içinde orta ve üst sınıf Çinli tüketicilerin önemli bir Pazar dilimini teşkil etmesi ve en önemlisi e-ticaretin sunduğu imkanlar göz önüne alındığında Çin pazarının cazibesinin her zaman devam edeceği açık…

Bu veriler çerçevesinde ihracatçılar ve girişimcilerimiz için rehber olabilecek, içinde pratik bilgilerin yer aldığı bu bilgi notunu hazırladık. Elimizden geldiği kadar birbiriyle ilgili konuları art arda sıraladık.

Umarız Çin pazarına yönelik çalışmalarınızda yararlı olur.

Çin’in gerek nüfus gerek coğrafi olarak büyüklüğü ve tarihsel durumu beraberinde alışılmamış bir takım iş yapma hususlarını öne çıkarmaktadır. Kültürel olarak öne çıkan bazı önemli noktaları aşağıda özetlemeye çalıştık:

1) Çin Kültürü beş bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu dönemde 16 hanedan döneminden geçen Çin’de 200 farklı dil ve lehçe konuşulmaktadır. Kültürü Konfüçyüs, Buda, Tao ve İslam felsefelerinin bir sentezidir. Bu nedenle insan ilişkileri de bu senteze göre gelişmiştir. Çin toplumu kolektif bir toplumdur, bireyden çok grup önemlidir. Bireysellikten ziyade aile, şirket gibi kurumsal yapılara farklı bir tavır sergilenmesi doğaldır. Çin kültürü aileyi toplumun merkezine yerleştiren bir yapıdadır. Bu açıdan ülkemiz aile yapısına benzerlik gösterir.

2) Genelde uzun süreli ilişkiler kurmak esastır. Kişilerin birbirlerine güven duymaları ve uyumlu olmaları aranır.

3) Zamanın yavaş ilerlemesi yadırganmamalıdır. Kültürlerinden gelen tolerans ve sabırlı olma en önemli özelliklerindendir. Market ve bankalarda uzun kuyruklar oluşması ve insanların buna tepki göstermemeleri buna iyi bir örnektir.

Yukarıda özetlenebilen bu hususlar ticari hayata da yansımıştır:

1) Uzun süreli ticari ilişkilere önem verilir. Güven ve uyum içinde çalışmak önemli olduğu için ilk ticari ilişkinin kurulmasının vakit alması doğal karşılanmalıdır.

2) Zaman anlayışı ülkemizdekiyle asla örtüşmediğinden herhangi bir ürünün Çin pazarında tutundurulması da zaman ister.

3) Çin’de işgücü maliyetinin düşük olduğu söylense de, ofis kirası, sağlık hizmetleri, lojistik hizmetler, dağıtım kanalları, vergiler, bürokrasi, tanıtım çalışmaları ve sosyal faaliyetler çok daha pahalı olabilmektedir. İşgücü maliyeti sadece haftalık/aylık ücret bazında değil üretim miktarıyla orantılı hesaplanmalıdır.

4) Çinli tüketici markaya sadıktır ancak eşdeğer bir markanın daha cazip koşulları olması halinde satın alma kararı önemli ölçüde etkilenebilir. Bu nedenle Çin’de marka imajı oluşturmak oldukça zordur. Çin’de marka stratejisi sadece kısa vadede kar etmekle ilgili olmamalı, uzun vadeli olmalıdır. Dünya pazarlarında iyi satış rakamları olan bir markanın Çin’de de aynı başarıyı yakalayacağını sanmak hata olur. Çinli tüketici sanılanın aksine yabancı ürünlere hayran değildir. Çinli tüketici modern ürünler isteyen, ancak Çin beğeni ve davranış biçimine sahip bir tüketicidir.

5) Ürünün yerel pazara uyarlanmasında en önemli etken, ürünün isminin Çince’ye nasıl tercüme edildiğidir. Örneğin “Coca Cola” ibaresinin Çince karşılığı – o da şans eseri – “içiyorsunuz, gülüyorsunuz”dur, bu da markanın imajını olumlu yönde etkilemiştir. Ancak tersi de mümkün olabilir; bazı marka ibarelerinin doğrudan çevrilişi argo olabilir. Ürün isminin doğrudan adı yerine anlamı çevrilecekse bir kelimenin birçok yazılış şekli olduğu unutulmamalıdır. Batı pazarlarında farklı konumlanan markalar Çin’de değişik konumlanabilmektedir.

6) Çinli Firmalarla işbirliği yapılırken diğer yabancı firmalarda olduğu üzere firmanıza ait hukuki haklarınızın garanti altına altında olduğu dış ticaret yöntemleri kullanılması ve mümkün olduğunca firma güvenilirliğinin araştırılması gerekmektedir.

7) Çin’in nüfus ve coğrafi büyüklüğü nedeniyle idari yapısı özel bölge ve eyaletlerden oluşmaktadır. Bu nedenle hem ulusal hem eyalet bazlı mevzuat sözkonusudur. Herhangi bir ticari faaliyette yerel idarenin kurallarının yanında merkezi hükümetin kurallarına da uyulması gerektiği unutulmamalıdır.

Dış Ticaret, pazara giriş ve ödeme şekilleriyle ilgili öne çıkan hususlar aşağıda özetlenmiştir:

1) Çin’de KDV sistemi Devlet Vergi İdaresi tarafından yönetilmektedir. Pazarda üretilen veya ithal edilen ürünlere uygulanan standart KDV oranı %17’dir. Kitap ve bazı petrol ürünleri hariç KDV uygulanmaz. Satış hasılatından alınan işletme vergileri firmalara, çalışanlara, taşınmaz varlıkların transferine ve gayrimenkul satışlarına uygulanır, oranı %3-5 arasındadır. Alkol, petrol ürünleri, mücevher ve otomobil satışlarında uygulanan tüketim vergisi %3 ila %45 arasında değişmektedir. Vergi oranlarıyla ilgili bilgiye (www.chinataxgov.cn) internet sitesinden ulaşılabilmektedir.

2) Gümrük vergileri Dünya Ticaret Örgütü üyeliği çerçevesinde önemli ölçüde düşürülmüştür. Ancak tarife dışı engeller sıkça başvurulan araçlardır.

3) Çin’de ithalat; İthalatı yasak veya kaçak mallar, Lisans alması gereken ithalatı kısıtlı mallar ve İthalatına izin verilen ürünler olarak 3 grupta sınıflandırılmıştır.

4) İthalatına izin verilen ürünler listesi Çin Ticaret Bakanlığı ve Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından belirlenmektedir. Çin’le ticaret yapacak firmanın ürününün gümrük kodunu bilmesi, Çin’de uygulanan gümrük tarifesini öğrenmesi, ithalat prosedürlerini ve tarife dışı engellere hâkim olması beklenmektedir. Ayrıntılı bilgiye Çin Ticaret Bakanlığı internet sitesinden ( http://english.mofcom.gov.cn ) ulaşılabilmektedir.

5) Özellikle ithalatında zorunlu standart bulunan ürünlerin bu standartlara uygun olarak hazırlanmasına özen gösterilmelidir. Bu ürünlerin nakliyesi yapılmadan önce zaman kazanmak amacıyla numune gönderilerek Çin’de uygunluk denetimi yaptırılabileceği gibi, Türkiye’de de uygunluk denetimi yaptırılabilir. Ancak Çin’de yapılacak denetimlerde çıkacak bir problemin çözümünün daha maliyetli olacağı unutulmamalıdır.

6) Alıcıların zaman zaman gerçek kullanıcı olmayıp aracı dış ticaret firması olduğu bilinmelidir. Bu durumda ihracatçı firmalarımız ürünlerinin gerçek kıymetini bilmeyerek gereksiz fiyat indirimine gitmektedir. Son alıcının bilinmesinde bu açıdan fayda vardır. Çin’e daha önce ihraç edilmemiş ve hazır alıcısı olmayan ürünlerin pazara girişi daha zor bir süreçtir. Çin’in coğrafi büyüklüğü dikkate alınarak pazar araştırması yapılmalı, bölge ve şehir belirlenmelidir. Çin pazarında reklam ve tanıtım kampanyası şarttır. İthalat Çin’de kurulacak bir firma aracılığıyla da yapılabilir. Bu durumda kurumsal bir toptancı ve distribütör ile anlaşılmalıdır.

7) Markalı olarak tüketici ürünleri satacak firmalarımızın markalarını Çin’de tescil ettirmesi önem arz etmektedir, Marka tescili zahmetli ve pahalı bir süreç olmayıp, Ticaret Bakanlığımızca yurt içinde tescilli markanızın yurt dışı marka tescil masraflarının yarısının desteklendiği, tescilde sadece marka ismi değil markayla beraber “copyright” denilen markaya ait resim ve şekillerin de tescil ettirilmesi unutulmamalıdır. Ayrıntılı bilgiye https://kolaydestek.gov.tr/ internet adresinden ulaşılabilir.

8) Ülkede düzenlenen profesyonel ihtisas fuarlarına, belirli bir hedefe ulaşana kadar sabırla iştirak edilmeli ve öncesinde fuarın yetkinliği mutlaka araştırılmalıdır.

9) Finansal imkânlar ölçüsünde mümkün olduğunca reklam ve tanıtıma önem verilmelidir.

10) İhracat ya da yatırım, her ne amaçla olursa olsun, mutlaka yerel piyasada fiilen sürekli eleman bulundurulmalı, şirket olmasa dahi mutlaka temsilcilik açılmalıdır.

11) Dış ticaret departmanında Çinli alıcılarla iletişimi hızlandırmak için İngilizce ve mümkünse Çince destek verebilecek çalışma arkadaşların olması fayda sağlayacaktır.

12) Çinli alıcılara gönderilen katalog, broşürlerin, ürün etiketlerinin ve internet sitelerinin İngilizceye eğer mümkünse Çinceye çevrilmiş olması büyük fayda sağlayacaktır.

13) Çinliler için kartvizit alıp verme büyük önem taşımaktadır. Özellikle Çin ziyaretlerinizde kartvizitlerinizin bir tarafı İngilizce diğer tarafın ise Çince olması faydalıdır. Kartınızı Çince yazılı kısmın alıcının tarafında olacak şekilde iki elinizle takdim etmeniz Çin kültüründe önemli görülürken, onların kartvizitini aldığınızda kartı incelediğinizi belirtecek bir süre geçirmeniz hoş karşılanacaktır.

14) Çince kişi isimleri Batılı isimlerden farklı bir dizilişe sahiptir. Çince isimlerde soyadı daima ilk önce gelir. Örneğin, Chen Wu isminde Chen soyadı, Wu ise kişinin ilk ismidir. Bu kişiye Bay Chen olarak hitap edilmelidir. İş ilişkileri için bir kişiyi soyadı ve beraberinde ünvanıyla, Müdür Wang veya Başkan Li şeklinde çağırmak gelenekseldir.

15) Ticari görüşmelerin ardından sosyalleşme önemlidir. İki tarafın birlikte akşam yemeğine gitmesi, uzun süreli bir ticari ilişkinin kurulmasında önemli bir aşamadır. Örneğin, sunulan yemeklerin ret edilmemesi – en azından tadılması – tabakta yemek bırakılmaması Çinlilerin dikkat ettiği ve önem verdiği ayrıntılardır.

16) Çin’e gitmeden önce temel bazı selamlama ifadelerini öğrenmek samimi bir davranış olarak nitelendirilir. Örneğin merhaba için “nihao”, hoşçakal için “zaijian” kullanmak önemlidir.

17) Sosyal mesajlaşma platformu “Wechat” çok yaygın kullanıldığından, Çinli alıcılara daha rahat ulaşmak için firmanız adına Wechat hesabı açılması faydalı olacaktır.

18) Çin’de, özellikle tüketim malları için ürün bazında belirlenmiş etiketleme ve ambalajlama standartları ve tercihleri bulunmaktadır. Bazı durumlarda, bu gereklilikleri karşılamayan ürünlerin Çin’e girişine izin verilmemektedir.

19) Çin pazarında satılan tüm ürünlerin üzerinde ülkedeki resmi dil olan Standard Çince olarak da tanımlanan Mandarin lehçesi kullanılması gerekmektedir. Çince olarak; ürün ismi, üretici ismi, adresi, temel katkı maddeleri ile bunların miktar ve özellikleri ile satış ve kullanım için ayrı ayrı üretim ve son kullanma tarihleri, ürünün yanlış kullanımını önlemeye yönelik ve buna bağlı tehlikeleri kapsayan açıklayıcı uyarılar, uygun taşıma ve depolama ile ilgili talimatlar yer almalıdır. Ayrıca ithal edilen gıda ürünleri üzerinde ürünün güvenli olduğunu gösterecek lazer sticker bulunması istenmektedir.

Ödeme koşullarına dikkat edilmeli:

1) Çin’e yapılan bir satışta, satış bedelinin küçük bir kısmına tekabül eden miktarda akreditif açılmasının, kalan kısmın ise teslimattan sonra belirli bir zaman dilimi içinde yapılmasının ihracatçı tarafından kabul edilmesi, “Çin’de iş yapmanın bilinmediği” anlamına geleceğinden ve aldatılmaya müsait olunduğunu düşündüreceğinden, teslimat sonrasına bırakılacak bu tür riskli alacaklarla satış yapılmamalı, böyle bir uygulamanın bulunmadığına dikkat edilmelidir.

2) Türk ve Çin merkez bankaları arasında dış ticaretin yerel para birimleri ile yapılmasını amaçlayan SWAP anlaşması mevcuttur. Çin ile dış ticaret yapan müşterilerine, ödemelerini Çin Yuanı üzerinden yapma imkânı tanıyan bankalar, müşterilerine alternatif bir ödeme yöntemi sunmanın yanısıra, firmaların finansman maliyetlerini de azaltmalarına destek vermektedir. İhracatçılarımız bu konuda çalıştıkları bankalardan detaylı bilgi edinebilirler.

3) İhracat işlemlerinin kontrat ve akreditifle yapılmasına özen gösterilmelidir. Muhtemel uyuşmazlıkların ne şekilde halledileceği kontratla belirlenmeli, tahkim veya mahkeme yoluyla uyuşmazlık çözümüne gidilmesi halinde hangi ülkede uyuşmazlıkların çözüleceği kontrata açıkça yazılmalıdır.

4) Çin’den ülkemize yapılacak ithalatta ise malların nitelik ve niceliği mutlaka gümrükte mal ithal edilmeden (gümrükten çekilmeden) tespit ettirilmelidir. Gümrükten mal çekildikten sonra, malın evsafına uygun olmaması ya da miktarının eksik olmasıyla ilgili şikayetlerin kolaylıkla çözülemeyeceği bilinmelidir.

Bu pratik bilgilerin Çin’le olan mevcut veya olası işbirliğiniz için yararlı olması dileriz. Çalışmada Ticaret Bakanlığımız, Ticaret Müşavirliğimiz ve Marisglobal notlarından yararlanılmıştır. … ZAIJIAN…